Sonra da sensiz tüm kelimeleri söktüm dudaklarımdan..
Bir sen kaldın avuçlarımda
bir de geceye serdiğimiz yıldızlar..
Sen uyanmadan tüm ceylanları emzirdim ben..
Sonra da başucunda bekleyen Melek’lerin
uykusuz gözlerine Cenneti karaladım...
Ah adını gökyüzüne sığdıramadığım
Ah gözlerine sığındığım
Ah bir gözyaşında ölümü şakağı dayadığım.
Sen susuz dudaklarıma sunulan ab- ı hayat...
Sen çöllerimin serabı
Sen yüreğimin tek sevabı...
Boşluklarımı doldurduğum kelime
karanlığın üzerine örttüğüm gecemsin sen..
Sen yaşama sebebimsin..
Sen benim ellerimle sıkıca tuttuğum düşlerimsin...
Sen zamansızlığımsın..
Sen kendime anlatmaya kalkıp anlatmakta
aciz kaldığım bensin...
Sende kendimi arayıp bir türlü bulamadığım
bensin sen aslında..
Gökyüzüne her baktığımda
bulut bulut hayatı gördüğüm ansın sen...
Sen benim yaşamaya kıyamadığım cümlemsin....
Öznesi sen yüklemi ben..
Aydınlığımsın karanlığımdan ayıkladığım..
Mutluluğumsun acıların uykularında
dua dua adını saydıkladığım..
Sen hava sen hayat sen nefes aldığımsın...
Nefesinden mahrum etme beni...
Sesini esirgeme ne olur..
Gülüşlerini savur yüzüme..
Göğsümün buzdan sarkıtlarına sür sıcak sözlerini..
Üşümüşlüğüme düşür gözlerindeki baharları..
Bırakma beni yalnızlığın ayak dibine..
Üşürüm avuçlarında...
Ölürüm ayakuçlarında.....
Kalakalırım yüreğimin yıkım çalışmalarında..
Gitme kal öylece.
Uzaklığını unut..Ellerini uzat sadece...
Zamansızlığını bırak..Kal bende..Gitme...
Tut ellerimi..
Topal olsa da yürüdüğümüz yollar
yanımda kal..
Gölgelerin yeter bana..
Yüzü kirli yüreği yaralı cocuğum ben..
Şefkatine al beni..İçine çek beni..
Sonra da hiç bırakma..
Kanatlarımı salma uçurumlara....
Hep sende kalayım...
Bir fincan huzur
Bir dirhem mutluluk yolla
iç ceplerinde demlediğin...
Beni “ sende “ sakla...
Ben seninim...
Nefesimdir yüreğim....
Beni “ bende “ sildim
Sende varolmak için...
Hasretini ektim dudaklarıma
Sende tamamlanmak için....
Suyum ol
Soframda azık...
Yüzümde tebessüm...
Yüreğimde nefes...
Ben ol....
Ya ben sen olayım...
Sakın bırakma beni...
Yoksa düşerim adressiz coğrafyalara...
Gözlerime yıldız sermek için gündüzü bekleme...
Her an sendeyim çünkü.....
Gözlerinde sakla beni....
Hayatın ta kendisi sensin çünki...
Acıyorum
Şu hasret zindanlarında tükenen gençliğime
Bir suçum
Birazcık günahım olsaydı
Su serpilirdi yüreğime
Hiç değilse
Hak ettim, derdim
Böylesine gam yemezdim
Şiirler oldu hep arkadaşım, sırdaşım
Şiirlerim, o isyan dolu haykırış
Kalem ile işlediğim, sabır dolu nakış
Kimi, seni anlattım
Saçını okşamaya, yüzüne bakmaya
Kıyamadığım vefasızım, seni yazdım
Kimi, siz, iyi Gün dostlarını
Ve
Unutma, dedi bana şiirlerim
Aydınlığa çıkınca, karanlığı
Doyunca, açlığı
Unutma, dedi
Güzel günlere gelince, yaşanan zor günleri
Dar gününde bırakıp gidenleri
Unutma, dedi bana şiirlerim
Unutma ki
Unutmak, gaflet uykusudur
Unutmak, namerde pusudur
Bir gün güneş elbet doğar, dedi bana şiirlerim
Unutma ki mürekkepte siyahtır
Gönül alır ise satırlar
O simsiyah harfler
Pırıl pırıl, apaktır
Ben dört duvar, ben hasret
Kalem beş parmak arasında hapis
Kasvet kasvet
Bir kara bulut gibi çökünce
Efkar ile ağlatan o his
Sakla isyanını yarınlara
Dur
Hemen teslim olma acılara
Şimdi yüreklere sevgi ek
Zamanı gelince biç
Ve o zaman
Benim için de bir kadeh iç, dedi bana şiirlerim
Sakla isyanını yarınlara
İtte onur olmaz
Gülüp yüzüne bin söz dökseler de önüne
Güvenme sahte dostlara, dedi
Unutma
Yaşananları yalnız mısralarda bırakma
Unutmak, gaflet uykusudur
Unutmak, kalleşe pusudur
Ve
Söz ver kendine
Her şeyden, herkesten önce
Söz ver kendine
İnsana dost kendisidir yine
Unutma
Unutma, dedi bana şiirlerim....
Gül yüreklim,
Hep baharlarında nefes aldım.
Hep güneşi gördüm ıslak kirpiklerinde.
Hep mutlulukları soludum sevginde..
Acılarını, gergef işler gibi
Yüreğimin solgun köşelerine motifledim.
Çünkü umut fakiri acıların,
Yarınlarımın müjde kokan çiçekleriydi.
Suyum, ekmeğim
Nefesim, azığım oldun hayat yolculuğunda.
Baktığım her yerde,
Çiçeklere adanmış bir gülüştün sen.
Gözyaşlarımla aktığım nehir ,
Yokuşlarda soluduğum
Yürek kaleminin en güzel şiiri oldun sen..
Yağmur damlası olup
Bereket türküleriyle düşerken sen,
Yüreğini açan bir toprak olurum ben...
Gül yüreklim,
Ayazlar, gözlerimi üşütmeden
Her gözyaşınla öp solgun can evimi...
Bengisuyu olup,
Rüzgârla sessizce tomurcuğa inerken sen,
Ben, güneşte titreyen yaprak olurum.
Her düşüşünde dudaklarınla öp
Üşüyen nefesimi gül yüreklim.
Korkularımda sığındığım limandın sen.
Mutluluk olup aktığım,
Şiir olup gözlerine ağladığım candın sen...
Sağırlaşan akşamlarda,
Alev alev yandığım bir sevdaydın sen.
Lacivert okyanuslara uzanan umuttu gözlerin.
Yaralı yüreğimi dayadığım uçurumdun sen...
Türkülerde büyüttüğüm çocuğun,
Acılara serilmiş dilsiz umudun,
Mutluluğa adanmış sevgisiydin sen...
Ah gül yüreklim,
Bir sabah uyanırsan baharlara,
Acılarında ıslanmış dudaklarınla öp yüreğimi.
Bırak, acıların benim tek mirasım olsun.
O kangren olmuş sancılarını ser yüreğime.
Öyle bir ser ki ;
Güneşi, gölgelerde seven bir çınar gibi
Acılarında bile sevginle mutlu olayım....
Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?
Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
Bir çocuğun öce doğmasını bekliyorlar, Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, Kanunlara saygı göstermesini,
İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.
Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
Ya o? Ya o?
İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor, Saadet bekliyor yaşamaktan.
Zaman ilerliyor, bir Gün o da ölümü bekliyor artık. Aradıklarının çoğunu bulamamış, Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak Göçüp gidiyor bu dünyadan.
Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir Cam parçası. O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.
İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı, Yaşantımız özlemlerle güzel. Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem. Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.
Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; Seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; Seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, Yine seni özlediğim içindir.
Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
Hasretinle Yaşıyorum
Hasretinde bazen yağmur olup
Geçeceğin yollara gül tohumu ekiyorum
Sen ise ;
Ayaklarınla yüreğime bassan bile
Yüreğimin acıdığını düşünme.
Ben , her adım attığında,
Yüreğimden öptüğünü farzederim.
Hasretin çöker hüzün bulutlarıma...
Yüreğine düşen her damla,
Kurumuş güllerin yüreklerine " hayat " olur.
Ben, sana ağladıkça
Güllerin daha güzel açar,
Bilirim.
Ben, sevdana yandıkça
Baharlar hep gülüşlerinde konaklar.
Hissederim.....
Yüreğin, aldığım nefes olmuşken,
Toprağa sarılan sarmaşık gibi
Geceye uzanan ışık gibi
Hasretinde bile " sana " sarılıyorum.
Aldırmıyorum hasret yağmurlarına,
Yokluğunda bile yaşıtıyorum seni.
Sakın üzülme sen;
Ben; seni sevdikçe nefes alıyor,
Seni özledikçe yaşıyorum
Ben sana hayat dedim ...
Beni mutsuz edemezsin. Başaramazsın bunu. Çünkü ben sana hayat dedim sevgili. Öldüremezsin bizi. Üzemezsin beni. Kendini öldürmeye yeltendikçe ben seni bende büyütmeye devam edeceğim. Sen devam et kendinin katilin olmaya. Sen yüzünü kapattıkça umuda ben seni sende doğurmaya devam edeceğim. İnatla, sabırla. Çünkü sen cansın bende..Yüreğine dar ağaçları kurmakta kendin kadar özgür, ben kadar rehinsin hayata. Durma kanat dudaklarını. Sonra da tuz bas üzerlerine. Ama başaramayacaksın beni hüzünlere gelin etmeye. Başaramayacaksın çünkü sen bana aitsin. Öldüremezsin beni. Üzemezsin sevgili..Çünkü sen köklerime hayat verdin. Sökemezsin beni senden. Atamazsın içimdeki seni. Şimdi devam et kaldığın yerden. Öldürmeye devam et kendini. Güya sadece kendini öldüreceksin..Hayır hayır. Sen bir kez öperken toprağı dudaklarından, ben sensizlikte bin kez ölümü prova ederim gözlerimde. Sana öldükçe çoğalırım ben, çoğaldıkça büyürüm sende..
İçinde yeşeren umut filizlerini köklerinden kopar. Kan revan olsun ellerinden. Yüreğinden sızsın karanlıkların. Adressizliğini fırlat yüzünü. Ama benden seninle yaşadığım hiçbir an`dan mutsuzum cümlesini duymayı bekleme. Çünkü ben sana umut dedim. Yüzünü sök yüzünden. Kov mutluluk sözcüklerini limanlarından. Mutlu olacaksan, ezik durmaktan övünç duyacaksan devam et. İçinde biriken tüm savaşlara başlamadan yenilgileri kabul et. Ama ben sende yaşarken beni mutsuz edemeyeceksin. Başaramayacaksın sevgili.Ben yaşarken ölmeyeceksin. Kendini öldürmene izin vermeyeceğim.
Ben bir masala kahraman olmak için gelmedim. Sana inat gitmeyeceğim. Sen kendinden uzaklaştıkça sana sen kadar yakınlaşacağım. Sen kendinden vazgeçtikçe ben sen olacağım. Hadi dur ölümün besmelesiz safına. Gir kimsizlik şehirlerin küfür kokan sokaklarına. Aydınlık yüzünü vur karanlığa. Uykusuzluğunu kemirsin içinde adım miktarı mutluluklar. Sana diyorum sevgili. Öle-mez-sin. Kendini öldürmene izin veremem. Sendeki seni öldürebilirsin lakin sendeki beni öldü-re-mez-sin..Çünkü ben sana hayat dedim..Çünkü ben sana umut dedim..
Şimdi bırak içindeki yavan sorguları/ savaşları. Yetmedi mi kendini asmaların ? Yetmedi mi kendini yerden yere vurmaların ? Çok fazla şey istemiyorum senden. Adımın kapladığı yer kadar mutlulukları kendine bağışla ne olur. İki dudağının boşluğuna birkaç umut cümlesini bırak. Hadi adından ötesini hiçlik bildiğim duraklarda ölmeme izin verme. İliştir beni aynalarındaki gülümseyen yanına. Bir uçurum boşluğu yüreğin. Sendelesen de düşme sakın. Düş-me..Düşersen de sol yanıma düşür sol yanını..Bir ölüm sessizliği hüznün. Üşüsen de ölme sakın. Öl-me. Öleceksen de beni de götür yanında. Tek kişilik mezara sığar değil mi yüreğimiz ?
Beni bu kadar mutlu etmişken
Başını eğe-mez-sin.
Seni sana bırakmıyorum..
Öle-mez-sin.
Bite-mez-sin..
Çünkü sen ben`sin..
Ben de sen...
Ne yaparsan yap..
Beni mutsuz edemezsin.
Ölümü daya dudaklarıma,
Karanlığı yama kıyılarıma.
Ama beni üze-mez-sin
Çünkü ben seninle mutluyum..
Sen yaşarken,
Beni mutsuz göremezsin..
Çünkü ben sana hayat dedim.......
------------------------------------ Gell.. Unuttur Bana Seni..
Ve gittin...
Öncesini düşünmek istemedigim sonrası ise meçhul
Bir aşktı yaşadığımız... Ve aşk bitti...
Giderken geride bıraktığın,içinden seni de almayı unuttuğun
(Bir kalp
Biraz hasarlı,ürkek,bir o kadar da beceriksiz... (S)eni unutmayı bile beceremedi bu kalp...
Aşk bitti...
(S)ensiz uyuyamadığım geceler,karanlıktan korktuğumda
Çevirdigim numara,
(S)abah kalktıgımda huzur verici sesin yok, Gözlerin yok...
Dedim ya gittin...
(S)en gittin gideli bu ilk ve (s)on mektubum (s)ana...
Artık seninleyken yazdığım şiir ve mektupları düzeltiyorum
Ve düzeltecegim...
(S)eni (s)eviyorumları '(s)eni ne Çok (s)evdim' yaptım, Meğer ne çok (s)eni (s)eviyorum yazmışım,(s)eni öpüyorumları '
'(S)eni özlüyorum ' yaptım...
Yaptım da bir '(s)eni unuttum' yapamadım...
'(S)eni unutmalıyım'da kaldı hep...
(S)eni unutmalıyım...!!!
Ve gittin... (S)adece bitti dedin...
Fazlasına gerek yoktu zaten...
Herkes anlamak istediğini anlardı degil mi...???
Ama inan hiçbir şey anlamıyorum...
(S)ana lanetlermi yağdırmalıyım,
Yok(s)a yolun açık olsun mu demeliyim...???
Yok bu çok fazla,dilerim Allah'tan bensiz gittiğin Hiç bir yol açık olmasın...!!!
(S)ensiz aldığım nefes nefes değilken,
Ben(s)iz aldığın nefes nefes olmasın...
Yok bu da çok fazla...
Ben kıyamam ki (s)ana...
Ben (s)adece geride bıraktığın bu beceriksiz kalp için Yalvarıyorum... GEL UNUTTUR BANA (S)ENİ.
son defa dokundum,
ellerine,
ilk gün,ki gibiydi,
yüzüme bakmadığına mı yanayım,
çekip gittiğinemi,
anlamı olmalıydı her gidişin,
sen susuyordun,
anlamsızlaşıyordu her şey,
ben susuyordum,
sense kendini dinlemekle yetiniyordun,
neyin pazarlığıydı aklındaki,
çıldıracak gibiydim,
gözlerin bitmez bir kahkahanın çığlıklarıydı,
neyin zaferiydi bu,
basitliğin,mi.
asil,liğinmi.
anlamış değildim.
ve öfke ikiye katlanıyordu içimde,
içim,içimden kopuyordu,
olduğu yerde.
hani gittin ya,
neler götürdün hayatımdan,
yada hayat senden neler götürdü.
olasılık dışı bir kavram,
sen çıkmazlarda,
yel kayadan ne götürür,
taş yerinde ağırmış,
bak ben yerimde kaldım,
sen ortasında bir soğuk rüzgarın,
her geçtiği yerde ,
çarparak birşeylere
hissetmiyor değilim acıularını.
ama acılar benim değil,
yanında götürdün bendeki seni.
.
ZAMAN BEKLEYENLER İÇİN YAVAŞ
KORKANLAR İÇİN HIZLI YAS TUTANLAR İÇİN UZUN SEVİNENLER İÇİN KISA
AMA SEVENLER İÇİN SONSUZDUR!!!!
Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun,
güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz,
ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun
aşk bir kelebek gibidir
sen onu yakalamaya çalıştıkça o senden kaçar artık yorulmussundur aşkı yakalamaya çalışmaktan tam pes dediğin anda o güzel kelebek gelir we omzuna konuverir
AŞKI ARAMAYA GEREK YOKTUR NASIL OLSA O ENİNDE SONUNDA SENİ BULUR
bir gün aşk ile arkadaşı yolda karşılaşırlar..
aşk arkadaşlığa sorar ben senden daha candanım sen niye bu dünyada varsın??? arkadaşı cvp verir
sen gittikten sora bıraktığın gözyaşlarını silmek için..
Hasret Seni Özlemek Nedir Bilir Misin? Bilemezsin. Cünkü Sen Hiç Sensiz Kalmadin çorak Toprak Suyu Nasil Özlerse, Toprak Altinda Tohum Nasil Bahari Beklerse; Iste Öyle
Özledim, Öyle Bekledim Seni.
Bitmeyecek Bu sevda hayatın küskünlüğü yüzümüze vurmayacak.
İçimiz acıyla dolmayacak bu aşk bitmeyecek
Dertler bizden,sen,ile,benden uzak duracak.
Kimse ayıramıyacak bitiremeyecek.
mutluluğumuzu Bu aşk acıyı tatmayacak.
Yüreklerimiz suskunluğunu vurmayacak
Derdi,kederi görmeyecek bu tutku Ölümle'de sonuçlanmayacak.
Gün geçtikçe büyüyecek,ebed'e dek.sürecek hiç Bitmeyecek...
SEVEN İNSAN , AYA BENZER; GÜNEŞ OLMADIĞINDA YALNIZ BIRAKMAZ SEVDİĞİNİ.
BİR PARÇA OLSUN YANSITIR GÜZELLİĞİNİ...
SEVEN İNSAN, SICAK OLUR; GÜLDÜĞÜNDE ISITIR YÜREKLERİ, ÜZÜLDÜĞÜNDE SIZLATIR. SEVEN İNSAN, BAĞLI OLUR; HER AN FARKLI YAŞAR GÜZELLİKLERİ VE YENİDEN KEŞFEDER SEVDİĞİNİ...
SEVEN İNSANIN YÜREĞİ AĞIRDIR; NE TAŞIMAYA GELİR YAŞAM BOYU, NE DE EĞİLİP BIRAKMAYA
SEVGİ İLGİYLE BAŞLAR , HOŞLANMA İLE DEVAM EDER, AŞK İLE SONSUZ OLUR , ÖLÜMLE SON BULUR
İnsanlar vardır yaşantımıza birkez girince artık yerleri bellidir yüreğimizin en özel yerinde ağırlarız onları,
yitirmekten korktuklarımızdır,ulaşmaya çalışırız tadımlık yakınlıkları sonsuzlukla taçlandırmak için çaba gösteririz olmaz,yaşamın raslantıları yanlış ayarlanmasından hükümlü olduğumuzu belki hiç bilemeyiz
İnsanlar mükemmel değildir.
Mükemmel olan ilişkilerdir, ve bu ilişkileri mükemmel kılmak ancak mükemmel anlayışa sahip olan insanlara aittir. Güven verilmeden alınamayacağı gibi ,sevgi de verilmeden alınamaz.
Ama aşk...
Onu kendin bile engelleyemezsin. Ben seni , sen yokken de yaşarım diyecek kadar tutkulu ve özverilidir!!
Aşk Aşk dediğin nedir ki ?
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki?
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde Karanlığa son ıslık
aşk bir kelebek gibidir
sen onu yakalamaya çalıştıkça o senden kaçar
artık yorulmuşsundur aşkı yakalamaya çalışmaktan
tam pes dediğin anda o güsel kelebek gelir
ve omzuna konuverir
AŞKI ARAMAYA GEREK YOKTUR NASIL OLSA
O ENİNDE SONUNDA SENİ BULUR
Sen Özlemek Nedir Bilir Misin? Bilemezsin.
Cünkü Özledim, Öyle Bekledim Seni. Bitmeyecek Bu sevda hayatın küskünlüğü yüzümüze vurmayacak. İçimiz acıyla dolmayacak bu aşk bitmeyecek Dertler bizden,sen,ile,benden uzak duracak. Kimse ayıramıyacak bitiremeyecek.mutluluğumuzu Bu aşk acıyı tatmayacak. Yüreklerimiz suskunluğunu vurmayacak Derdi,kederi görmeyecek bu tutku Ölümle'de sonuçlanmayacak. Gün geçtikçe büyüyecek,ebediyet'e dek.sürecek hiç Bitmeyecek...
Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben, Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın? Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen. Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde, Kavuşma vakti olacak benim için ölüm. Dudaklarımda ki acı tat? Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek? Ne yazık hiç bilemeyeceğim. Acıyı görmek mi istiyorsun? Gözlerime bak! Sen uzakta çok uzakta Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın, Benim gibi.
Seni seviyorum, Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime, Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de İçimde taaa içimde senin için atan bir kalbin feryadı, Haykırışı bu sevdiğim. Sana ulaşamasam da, Biliyorum ki zavallı kalbim Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.
Biliyorum beni sevdiğini Acıyı tattığını da benden uzaklarda Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin? Acı tek taraflı olsaydı, Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu. Ama yokluk kötü sevdiğim.Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.
Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların, Yüzüne hasret kaldığım günlerde Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim. Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını Ve eminim ağlayacaksın. Ağlamak seni ben yapar sevdiğim Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak. Her gün Üsküdar’da oturup kendimi dinlerim Oysa konuşan sendin hep benimle, Ne martıların vapurlara takılışı, Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim. Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim. Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında. Gözlerim ve ben her Üsküdar’a inişimizde Bir gün seninle bir bankta oturup Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik. Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda. Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki Adım adım yok oluşumu izliyorum Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle. Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara, karanlıklara bakıyorum mütemediyen Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum? Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp Rabbime ettiğim dualarım, Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden Rabbimin bir bildiği var deyip Kabul olmadığında dualarımın Tekrar tekrar yalvarmalarım. Seni okyanusların diplerinde Bir midyenin içinde ki İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde Tek bir şey düşündüm? Dokunamadan tenine, Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı. Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler Seni seviyorum meleğim. Acımasız olan ne sensin ne de ben, Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım. İnsan yaşamın değerini Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin Gözlerinin önünden geçmesi değil. Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.
.
sana neden şimdi demeyeceğim
sende biliyosunki vedalar zamansızdır
Yine bir gece ve yine baş başayım kendimle,
işte yine seni bulup kaybettiğim yerdeyim.
İnsanın bir şeylere karar vermesi ne kadar zor;
ya seni içime gömmeli
ya da artık içimden söküp atmalıyım.
Ama her ne olursa olsun susmalıyım.
Hangisi daha zor, hangisi daha acı?
Gerçekten gitmeli miydin, yoksa
kalıp yanımda savaşmalı mı?…
Bir yol arıyorum kendime,
bulduğum tüm yollarsa sana çıkıyor…
Kapanmalı artık gözlerim.
Sonsuz bir karanlıkta tek başıma yürümeye devam etmeliyim…
Yürümeliyim ardıma bile bakmadan,
yürümeliyim parçalayarak değerleri ve sevgileri,
yok ederek yaşadığım tüm zamanları…
Nasılda acımasız zaman.
Nasıl da yüceltmiştim seni gözümde.
Tutup kendi ellerimle koymuştum en yükseğe,
sonra keyifle izlemiştim yüceliğini.
Ama yine ben bitirmeliyim.
Tutup kollarından indirmeliyim olduğun yerden.
Ya da seni ölene kadar yaşatmalıyım içimde…..
Ne kadar zor bir karar..
Bir yanım:
“Bir daha kimse, hiç kimse onun kadar çok sevilmeyecek”,
derken, bir yanım sakin, sessiz…
Zaman geçiyor, acım dinmiyor. Kapanmıyor yaralarım..
Tükenirken ben,aklımda bir tek sen…
Görüyor musun, yine konuşuyorum ama sessizce
Sizce bir ömürde kaç hayat yaşanır?
Şimdi, aşkın kör eden ışığını
saçıyor etrafa,
inatla.
Işıgın rüzgarla hiç bitmeyen dansı
hayat buluyor küçücük dünyamda.
Kupkuru bir dal yeşeriyor,
tomurcukları seninle çoğalıyor tam zamanında...
Ve tam zamanında dedirtiyor insana yaşam.
Umudun,
aşkın,
sevdanın...
Hayallerimin bayramı bugün...
Şüphelerin,
karanlık gölgelerin,
tek başına soğukların,
bir ölü gibi yanlızlığın
bittiği gündür bu gün..
Bak KELEBEKLER uçuşuyor...
Nefesinde baharların soluduğunu ?
Bilir misin her gece
Yetim kuşların yüregine dolduğunu ?
Bilir misin her gözyaşınla
Topraktan yeni filizler doğduğunu ?
Uzaklar da birinin her gülüşünde
Hayata sımsıkı tutunduğunu
Bilir misin ey yar ?
GİTTİN…
Ellerimin arasından kayıp giden
Gençliğim mi , sen misin bilemedim
Azrail başucumda , nöbette beklerken
İstediği canım mıydı, sen miydin bilemedim..
Binbir darbe vursan da şu zavallı gönlüme
O gitti , gidiyor diyemedim
Hep ben saftım , hep ben taptım..
Yalancı aşklara veda edemedim ..!!
Keskeler sarmıs büsbütün hayatımı
Eyvahlar var yine basrolde..
İşte yine gittin , yine terkettin..
Hayallerimde bile geri döndüremedim..
Ey yar gidiyor musun...?
oysa öyle çok alışmıştım ki... farketmiyor musun...
kokun iliğime işlemiş.. GiTMe...
Yar gidiyor musun?
GiTMe...içimde bir korku var...
bu ayrılık değil demen neye gebe?
ne gelecek bu kara günlerin ardından..?
güneşli günler mi...hayır..!
yağmur, çamur, sel bundan sonrası..!
ayrılık değil deme...
GiTMe...ayrılık olur bir adım sonrası...
Biliyor musun?
Böyle baslar ayrılıklar ...
yar..gidiyor musun..?GiTMe...
bu sefer duy feryatlarımı..
arkanı dönüp rüzgarlar estirme...
bir adım daha atarsan kötü olacak sonum... gitme...
Gel biraz; kokunu bırak,
Baharımı al; soguktur oralar ...
hadi vazgeç bu deli sevdandan..! üşürsün, kırılırsın...
kokun benden başkasına yaramaz aldanırsın..ağlatılırsın..GiTMe...
düşme düşümden..ezme yüreğimi..GiTMe...
Aglıyor musun?
Aglama; hayırlar ugurlar ...
gidiyorsun...bana arkanı döndün yar..!
bana sırtını dönüp bir adım daha atabildin..!!
yıkılmadın hem de..dağlar gibiydin..
geçip gidebildin..
gözlerime bakarken benden vazgeçebildin...
yolun açık olsun..uğurlar olsun..
Gurbete giden döner mi dönmez mi
Belli degil bilirim
Ben bir karaagaç gölgesi buldum
Cebimde ümitlerim
susuyorum bak.konuşan acılarımdır.
Bir ölünün yalnızlığındadır yüreğim
Yalnızlığın acısını koynumda taşırım
Firak olmuş,vuslat olmuş fark etmiyor artık
Sustum!Acılarım konuşuyor Yalnız…
Ayrılıktan payımı aldım,şahdamarlarım kesik
Kırık bir mızrak olur bedenim
Adının Sen olduğu her şiiri bıraktım ben
Ruhumun dinmeyen nedametlerini yağmur sonralarına sakladım
Yağmur yağdığında neden sadece yüreğim ıslanır ki!
Güneş çıktığında neden ısıtmaz yüreğimi
Yoksa Katranımsı Bulutlara mı vuruldum ki
Sustum!Acılarım konuşuyor Yalnız…
Sen hiç yüreği yalnız kalanı gördünmü?
Kararsızlık Buhtanından nasibini alanı
Umutları sabırla aşılayanı…
Boşlukları zamanla dolduranı,yüreği yalnız kalanı gördün mü!
Suküt Lehçemdeki kelimelerin yokluğuna takılı
Yalnızlığımın girdabındaki yüreğim şimdilerde
Azad olunmazmıyım,sen azede edersen
Ruhumun dinmeyen nedametlerini yağmur sonralarına sakladım
Ey can
Aylardan eylül
Sokağım sensiz ağlamaklı olsa da
Ben senin için yıldızlardan
Sızılar topluyorum...
Durmadan koşuyorum ardından
Usulca...
Ey can
Mevsimlerden sonbahar
Enteresan! Ama ağaçlar yaprak dökmüyor
Su sızmıyor pınarlardan...
Bulutlar küsmüş bize...
Belli ki
Kızmışlar gidişine...
Korkusuzca...
Ey can
Hüzün kokuyor saatler
Yüreğim hüzün kokuyor
Hüzün kokuyor sokaklar
Eylül hüzün salıyor
Oysa ellerim eylüle müştak
Eylüle aşık oluyor
Yalnızca
Ey can
Akrep yelkovandan kaçıyor
Yelkovan kendinden kaçıyor
Eylül bitmesin istiyor dakikalar...
Faydasızca
Ey can
Mevsimlerden sen
Aylardan eylül...
Susamış olsak da düşlere
Olsun... kimin omuzu yenik düşmedi ki
Özlemlere...
Özlemler ağırca!
Ey can
Bak toprak susamış sevgiye
Yağmur sevgiye susamış
Güneş kendini yakmış ne diye...
Ay ve yıldızlar sevgisiz kalmış!
Bu hareket nereye?
Yavaşça!
Ey can
Bırak ağlasın alem...
Bu kadar gözyaşı temizler mi bunca kiri
Günahları yazmaya hangi kalem
Güç yetirdi.. kırıldı... her biri!
EY can! Gözlerin neden
Ağlamaklıca!
Bir tek adın kaldı dudaklarımda,
Bir de gözlerimde hatıraların...
Hani dik duracaktık acıya,
Hani aynı yürekle gülüp
Aynı gözlerde ağlayacaktık sevdaya...
Şimdi yalnızlığın ipi geçti boynuma.
Yokluğun yükledi sırtıma...
Bir tek acıların kaldı gözyaşlarımda..
Güneşi bile ağlatacak acıların..
Oysa ben yemin etmiştim,
Acıların icin sırtımı semer bileceğim diye.
Söz vermiştim,
Sensiz ölmeyeceğim diye...
Şimdi sensizlik duruyor başucumda..
Şİmdi ayazlar yüregimi sorguluyor
Ayrılığınla yüzüme vurduğun kapımda
SevdimSev
dim;
Yüreğimle benliğimde hayrandım sanauğruna her şeyi yapabilecek kadar
herkese ve her şeye meydan okuyacak kadar çok sevdim seni
Hep sendin;
Günlerce saatlerce dakikalara sığmayacak her an her yerde
seninle karşılaşırcasına baktığım ve gördüğüm her yüzde seni aracasına aklımdaydın
hep düşündüm bıkmadım çıkmadın asla aklımdaki hep sendin!!!
Anlamıydın her şeyin;
Yaşadığım mutlulukların mutsuzlukların arkasında hep sen vardın!
Sensizlik düşüncesi bile yaşamı sonlandırıyordu benim için!
Anlamıydı hayatımın
yaşanılan her şey alınan her nefes sende son buluyordu anlamıydın her şeyin
Konuşamadım:
Bir gün sebebini anlamadan sendeki beni öldürdüğünü hissettim!
kalbim ağrıdı yinede soramadım sana hiçbir şey her şey bitiyor muydu?
Sona mı gelmiştik ne olmuştu? Soramamıştım yapamadım sessiz kaldım konuşamadım
Gittin!!!
Mutsuzdum.
Canım acıyordu gözlerim ağlıyordu.
Gelip deşseler bir yanımı parçalasalar bedenimi bu kadar hissetmezdim acıyı!!!
Kalbim kanıyordu sen benden iyice uzaklaşıyordun ve bir an geldi kendine iyi bak dedin gittin!!!
Asla olmaz dedin ve arkana bakmadan gittin!!!
Mahkûm ettin;
Gidince kayboldu yaşama sevincim kalmadı sebebim.
Verdiğin tüm mutlulukları kattığın anlamları yok ettin ve gittin.
Beni yalnızlığa sensizliğe ve sessizliğe MAHKUM ETTİN…
Sebebim oldun;
Artık önemli değil hiçbir şey sen yoksun ve asla dönmeyeceksin!
Ben seni içimden atamıyorum ve kendimi infaz ediyorum.
Çünkü ben ben olmaktan çıktım.
Düşünemiyorum yaşayamıyorum ağlayamıyorum ve uyuyamıyorum sensiz…
Seni kaybettiğimde her şeyimi kaybettim öldürdün beni
Ne tuaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda
"Ya öldür beni"dedim
Ya da ğit benden
İçi bulanık bir sevdanın ucunda
Seni kaybettim.
Aldırmadın aldırmalarıma
Bir gecede yakıp yarini
Şafaklara sattın ihanetini
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi
Benden
İçimden
Terkediyorum
Koparırcasına ısırıyorum dilimi…adın çözülmesin diye dudaklarımdan…
Kumpastayım!..
İspiyoncu kuşlar yuva kurmuş gözlerime..
Nereye kaçırsam gözlerimi,seni ele veriyor bakışlarım...
(s)aklan içimde Yaar !..
Periyodik acı seansları sonrası ,
karanlık bir odada baygın buluyorum kendimi...
Duvar dibi bekleyişlerim başlıyor yine...
Nerdesin
Gece sen ve ben...
Ilık bir sonbahar akşamında yazdan kalan son rüzgarların arasında buldum seni.Öyle güzel bakışın vardıki ufuklara, rahatsız edemedim öylece uzaktan seyre daldım seni.Hayatın tüm yorgunluğunu senden alan denize ve sana baktım saatler boyu.Sırtını dayadığın o kaya parçasında kendimi buldum biran.Ayaklarını denizin serinlerine bırakmıştın.Ara sıra denize vurdurup kendi aksine bakıyordun dakikalarca. Güneşin batmakta olan kızıllığı öyle güzel vurmuştuki saçlarına biran esen rüzgarda alev alev yanıyor gibiydin. Seni kaybetmemek için güneş bile yavaş yavaş batıyordu.Sessizliği bozan tek şey rüzgarin tellere çarparak çıkardığı o gitar sesiydi. Ve ben sırtını dayadığın o kaya..Saatlerce seyrettim seni.. Yanımdaydın uzansam dokunacaktım yanlız tenine.Üzülme burdayım demek için haykırasıya bağırasım geldi. Ama bozamadım sessizliğini.. Kendini bırakıp o derin nefes alışından hissetmiştim benimde orda olduğumu bildiğini.. Sonra bir ara ayağa kalktın.Beni bırakıp gideceksin diye ürperdi içim..Ama öyle güzel duruyordunki kızıl güneşin önünde, dahada arttı hayranlığım.Şimdi dalgalar bile diz çökmüştü önünde ve sen o sessiz güzelliğin tanrıçası olmuştun aniden.. Hani bir elini kaldırsan sanki gök yarılıp binlerce melek gelecekmiş gibiydi.Dağılan saçlarınla sen tıpkı bir rüya gibiydiniz.. Bozulsun ve bitsin istemedim bu gece.. Kendini bulduğun belliydi.Gözlerindeki o derin bakışlara gizlediğin arzular sanki çağlayan gibi akıyordu geceye.. Martıların sana yaklaşırken saygıyla sustuklarını gördüm.Diz çöken dalgalarla konuşurken ellerinin sıcaklığı ile dokundun denize.. O an yakamozlar bile kıskandı seni..Ve ben yine sustum. O an deniz olmuştum çünkü.Avuçlarında akıp giden su olmuştum.Öyle ılık öyle duygu doluyduki ellerin o dokunuşunda buldum kendimi.. Buğulu gözlerinle baktığın dokunduğun deniz bendim artık.. Ne yana baksam sen olmuştu gecem.Yerde sen gökte sen denizde sen rüzgarda sen..Hep sen. Ama sırtını dönüp hareketlendin biran.Galiba yine yanlız kalacaktım ve sen gidecektin. Sonra rüzgar olup kulaklarına fısıldamak istedim..Gitme..Gitme meleğim. Duyduğunu biliyordum ve durdun..Yine o kayaya oturup başını yıldızlara çevirdin. Görmüyordun ama her yanında ben vardım.. Milyonlarcasına baktığın yıldızların arasından el salladım sana.. İşte o kayıp giderken dilek tuttuğun yıldızda bendim..Ben o gece sen olup damla damla akmıştım tenine.. İki beden yanyana olupta sadece bakışlarda hissetmek ve yaşamak bu olmalıydı.Hiç konuşmadan ama hayatı anlatarak. Nasılda gelip geçmiş zaman.. Ufukta siyah yerini alaca karanlığa bırakırken uyandım gözlerinde..Aynı kayada geçen zaman ikimiz içinde durmuştu sanki. Saatler dakika olmuş sanki hiç yaşanmamıştı o gece.. Ve sen kalkıp gittin güneşin doğuşunu selamlarken tüm hayat.. Belkide sende bitsin istemedin ama gittin.. Ve ardında damla damla ağlayan yağmurları bırakarak..
ALTAY FATİH KANCAN
Bir gün şayet camsız çerçevesiz penceresiz
Bir gün ben, çadır bezi bir perdeden
Günlerin toz-toprak şarkısını çırparken
Can evimin önünden geçersen,
Bir gün şayet boynumda yem torbası hayallerim asılı
Bir gün şayet saman çöpü bir sokak dişlerim arasında
Can evinin önünden geçersem
Anlatırım nasıl nerde
Bir ulu çınara takılı bir kuyrukluyıldız
Bir yeşil telaşta çırpınan ışığımız
Anlatırım nasıl nerde...
Sonra eğilir kulağına derim: Bekle
Çocukken kaçırdığım uçurtma dönsün gelsin
Hele çarpsın bu çerçi yükü şehirlere,
Hele ürksün fincancı katırları!
Can Yücel
Kime ne desem
Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum
Düşünmeden biliyordum deniz ılıdı
Dökülen çelik katı
Yürüyenler yanyana
Yüzümü güneşte dinlendirsem
Dağın dağ olduğunu bilsem ovanın ova ağacın ağaç
Kurtulurdum
Çok köprülü sular gibi git git bitmedi
Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum
Saat sekizi geç vurdu
Giden gitmiş hüznü ayaklandırmak boşuna
Düşünmeden biliyordum
İçime damlayanlar
Raylar
Düğümlenen yollar, tren
Bir gün
Ümit etmediğim bir gün
Alıverecekler seni benden.
Neler götürdüğünü bilmeyecek
Düşünmeyeceksin.
Belki döneceksin
Düşerken yıldızım bir selvi gölgesine
Belki de ömür boyu bekleteceksin.
İlk çiğdemle gel
Ne var ki dünyada
Kaybedip bulmaktan güzel?
Demesi kolay ama
Öylesine yanıyor ki içim
Bir garip çöl yolcusu gibiyim.
Doymak için susuzluğuna
Seni yudum yudum değil
Damla damla içeçeğim.
Ne zaman birkaç satır seni yazmak istesem, Dilim tutulur sanki maziye dalar gözüm, Kelimeler yetersiz inan ki boş ne desem, Dilim tutulur sanki içimde kalır sözüm… Oysa sen dolu kalbim sen varsın her anımda, Can diye dolaşırsın damarımda kanımda, Ama gel gör tam seni yazacak zamanımda, Dilim tutulur sanki içimde kalır sözüm… Sana seni anlatmak bana bir düş bir rüya, Sensizliğin tarifi kelimelerle riya, Seni düşünüp seni yazacağım ya güya, Dilim tutulur sanki içimde kalır sözüm… Kalem yabancı bana o an tanımaz teni, Bir fırtına koparıp kenara atar beni, Demek istediğim şu ne zaman yazsam seni, Dilim tutulur sanki içimde kalır sözüm… Hangimiz suçlu aşkta hangimiz haklı olan, Fark eder mi gönüle hüzünse her gün dolan, Bak şöyle bir maziye bizdik dünde kaybolan, Dilim tutulur sanki içimde kalır sözüm… Nasıl üstüme gelir anılar görsen nasıl, Bitmez hasretin ile gecem boyu hiç fasıl, Diyeceğim çok ama kelamım yok velhasıl, Dilim tutulur sanki içimde kalır sözüm…
SELDA
Sende Herkes Gibisin
duydum ki benden bihaber
destanını yakıyor muşsun ayrılığın
nafile dolanmış kalbine artık
________________kör düğümlü kararın
sırra kadem basacakmış azimli ayakların
demini vuracakmış sokaklara ayrılığın
kor mu olacak yani şimdi
__________________hasretle yanan dudaklarım
plan da yapıyormuş zatıma misilleme yanlısı aklın
idam fermanımı verecekmiş dudakların
bilirsin evet cancağızım ne yazık ki bilirsin
_______________elim kolum dünden bağlı
son arzumda olsa yine o da sana sevdalı
ip boğazıma asılsa
idam sehpasına dikilse bedenim
ağzımda bir tek kelime
___________________yine sen
___gitme/sen
_____etme/sen
geç kalan aklım bugün misafir bana
yazık ki o fırtınaların rüzgarında
tir tir titredi bedenim
iliklerimde ise ateş
ben yine muallakta
bataklıkmış aslında
tasvirimdeki berrak misalsiz sevgim
ne farkın var ne tahtın
______________sıradan bir insansın
ne de ben bir vakit
düşler ülkesinde basa basa çimenlere
______________kundurasız dolaştım
biliyorum
________anladım
lal oldu sözcüklerim kısıldı sesim nefesim
seraplara daldığım kalbimdeki tek eşim
sen de
____herkes
_________gibisin.
Adını adımla yazdığımdın
Bir adın olmalı
Alfabelere sığmayan
Satır satır düşmelisin
Gırtlağıma
Olmalısın dilimde dua
Kirpiklerimin süngüsü düşmüş bakışlarında
Nazlı nazlı salınan
Uykularımda en güzel rüya
Bir yüzün olmalı
Melekleri kıskandıran
Bir sesin olmalı
Rüzgarın eteklerine tutunup gelen
Ellerin olmalı
Tuzunu okyanuslardan alan
Bir yüreğin olmalı
Cenneti gıptayla baktıran
Olmalı bir ismin
Ağaçlara kazınıp kalan
Dillerde dolanıp duran değil
Saçlarıma dokunan
Yazmalıyım adımla hece hece
Ve
Gün seninle doğmalı
Akşamlardan geceye..
Gözlerine bakmak huzur veriyor
Bakışınla sanki beden eriyor
Gülüşün Can Özüm bir ömre bedel
Yüreğim mutluluk huzur deriyor
Söylediğin sözler umut saçıyor
Karamsarlık benden birden kaçıyor
Gülüşün Can Özüm bir ömre bedel
Yüzümde sanırsın gonca açıyor
Sevgim nehir olur Özcan’a akar
Sanma başkasına dönüp de bakar
Gülüşün Can Özüm bir ömre bedel
Senin aşkın beni yaktıkça yakar
Nur der “Seni sevdim, feleğim şaştı”
Engel tanımadı hepsini aştı
Gülüşün Can Özüm bir ömre bedel
Sabırla bekledi sana ulaştı
Bir ömür ayrılmaz artık elimiz
Sevgi sözcükleri söyler dilimiz
Gülüşün Can Özüm bir ömre bedel
Aktıkça coşacak sevda selimiz
Unutulsun gitsin geçen dünümüz
Yayılsın dünyaya sevda ünümüz
Gülüşün Can Özüm bir ömre bedel
Ağustos ayında mutlu günümüz
Bitti O Sevda
Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz birşey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.
Bir kuru rüzgarlandı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekiki gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden.
Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler..
Gündüzler biraz azaldı.
Ayrılık Çanları
Martı çığlıklarında duydum
Ayrılık çanlarının çaldığını
Öyle içten haykırışları vardı ki
Ağlamam diyen gözler
Kan çanağına dönerdi
En acısı ayrılık sebebinin
Ne olduğunu bilmememdi
Daha dün;
Yarın görüşürüz Aşkım diye
Ayrılmadık mı şu köşe başında
Yoksa dün değil miydi?
Önce ki gün müydü acaba
Yok, yok o kadar uzun zaman olmadı
Çok olsa, dayanmazdı kalbim ayrılığa
Gözlerinin kahvesi daha karışmamıştı
Karanlığa,
Aniden geldi ayrılık kararı
Oysa ben ne hayaller kurmuştum
Gelecek günlere dair,
Olmadı, dayanmadı kahve gözler
Mutluluk coşkusuna
Alışmıştılar belli ayrılık acısına
Ayrılık kararını sen verdin
Ben sadece sustum
Evet,
Belki hayatımda ilk susuşum
Şaşırmak gerek
Ama şunu öğrendim ki;
Sana, sen gibi yar gerek
Derdim ya,
Sana olan sevgim beni götürür diye
Götürmedi inan,
Köşe başına bile...
Nasıl bırakırım
Dört elle sarıldığım hayatı
Bir vefasız beni terk etti diye
Bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bin kez budadılar körpe dallarımızı
bin kez kırdılar.
yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
bin kez korkuya boğdular zamanı
bin kez ölümlediler
yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
ALTAY
Bir gün buğulu gözlerinle derin mavilere daldığında nedensiz dökülürse gözünden yaşlar.Saçlarının arasından deniz kokusuyla biraz hırçın eserse rüzgar.Bırak.! dökülsün yanaklarından inci gibi damlalar.Unutma!günahların kuytusunda birgün meleklerde ağlar..
ALTAY Unutmak Ölmek Demekti
Geldiğinde,
Ayrılığın taze yarası kanıyordu
Yüreğimin küçük avuçlarında.
Hala gidenlerin numarasız bileti duruyordu
Öksüz sevdanın dipsiz uçurumlarında.
Hüküm giymiş kelimelerim susuyordu
Uykusuz gecelerin sabıkalı sabahlarında.
Korkuyordum aşktan,
Kaçıyordum sevdadan.
Zamana bir kere yenilmişten
Korktum seni delicesine sevmekten…
Ama yalnızlığın sokağından kaçıp
Gülüşlerine sığındım.
Ayrılığı satırlara gömüp
Yüreğinde yaralarımı sardım.
Sen gelmiştin artık.
Her şey daha güzeldi artık.
Seninle nefes alıyor,
Seninle yaşıyordum sanki.
Gülüşün “ güneşim “ olmuştu perdelerimde.
Gözlerin “ ateşim” olmuştu üşüyen tenimde.
Öyle güzeldi ki seninle her şey,
Pamuksu bulutların üzerine
Gözlerini çiziyordum küçük ellerimle.
Hasretimin rüzgarı ilişse de tenine,
Yüzüne güneşi seriyordum öksüz yüreğimle.
Yağmur yağıyordu kentime
Ayrılığını müjdelediğin saatlerde.
“ Seni severken gidiyorum “ deyip
Yalnızlığımı hediye ettin yüreğime.
Gidiyordun ,
Ben ardından ağlayamıyordum bile.
Susup kalmıştım bıçağın keskin yüzünde.
Gidiyordun,
Ve ben tek kelime bile söyleyemiyordum.
Ellerimle ördüğüm sevdamı
Ayrılığınla söküp gidiyordun.
Ve ben ardından ağlayamıyordum bile.
Sevdanda bir bahar göremeden gittin.
Mevsim bahar olsa da,
Sonbaharla anılacaktır ömrüm.
Her şeyi zamana gömüp gittin.
Ben ise ,boynumu yalnızlığa büküp
Yalnızlığında kanadım durdum.
Bedenimden yüreğimi söküp
Yokluğunda kelimelerimle sana sustum.
Tek bir cümle kurmadım gidişine.
Hiçbir zaman suç giydirmedim sevgine.
Gitmeliydin…
Ve bir sabah çekip gittin.
Ardında beni,
Ardında Elif'imizi mevsimsiz unutarak.
Gittin bizi sensiz bırakarak..
Şimdi uzaklarda bir yerdesin.
Gün gelecek adımı unutacaksın.
Gün gelecek,
Hiç yaşanmamış deyip
Sevdamı kibritsiz yakacaksın.
Hakkındır sevgili,
Unutabilirsin beni.
Bana ait her şeyi de yakabilirsin sevgili..
Ama bana seni unut deme..
Ayrılığına kurşunları örüp
Ölüm olsan da ömrümün,
Bana seni unutmamı söyleme..
Çünkü biz seninle hayat kadar yalan,
Ölüm kadar gerçektik.
Ölüm kadar gerçek sevgili….
Gittin ama ben hala sendeyim.
Sen beni unutsan da sevgili,
Ben sana inat ,
Yokluğuna inat yaşatacağım seni.
Çünkü benim yazgımda
Benim kitabımda,
Unutmak; ölmekti sevgili.
Unutmak, ölmekti…
Konuşsam Sessizlik Sussam Ayrılık
resmin rehindir gurbetimde
gurbetimde sesleri aşındırmış kimliksiz bir kasaba
ve senin kederini ıslatan o yağmurlar rehin
alnı özlemle dağınık bir akşam getirdim sana
sar, büyüt ellerinle, konuk et sıcaklığına
konuk et kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana...
ve akşam, bir kez daha
saçlarını topla ve dağıt sesini rüzgârlara
“bir of çeksen karşıki dağlar yıkılır”
çekmiyorsun!
akarsuları imrendiren yüzün de
sabahçı kahveler de biliyor
görüşmeyeli yorgunum
yıkık kentler kanadı sevinçlerimle
görüşmeyeli ya sen nasılsın
adım, adresim durur mu defterinde?
şimdi siirt´te koyun kokulu bir gecedeyim
beynimde iklimsiz papatyalar
ve kuşatılmış bir akşam duruyor penceremde
sokakların gün batınca neden boşaldığını
ve yüreğimin neden kabardığını bilmiyorum
konuşsam: sessizlik/gitsem: ayrılık
sonra kıpırtısız yasladım göğsümü boğulmuş güne
al bu çağrıları sulara göm, o uzak sulara
gurbetini rehnetme özlemimde…
Sen Aşk Nedir Bilmezdin
sen aşk nedir bilmezdin
gülüp geçerdin sevgilere uzaktan
simdi geniş bir bahçedir kalbin
sevgiden, güzellikten, aşktan
simdi iri gözlerin arzu dolu
yakan, özleten bir şey ellerinin sıcaklığı
gitgide eksiliyor bakışlarında yüzün
gecen aşksız günlerin bıraktığı
bir çeşme var aramızda goruyor musun
tadılmamış hazlar serin sularda
şimdi bahçende açan bir gül geceler
şimdi gözlerin en güzel uykularda
boynun beyaz mı beyaz, çıldırtası, öldüresi
sacların daha parlak, daha bir kapkara
her akşam bir ay doğuyor kirpiklerinden
koşuyor ayakların şafaklardan şafaklara
artık aşk dolu söylediğin şarkılar
durmadan bir buğu yükseliyor sesinden
en çılgın sevdalara çağırıyor dudakların
heder olmuş, uzun yıllar ötesinden
içkilerin tadı değişti artık
dünya, o köhne ve eski dünya değil
sımsıcak bir ekmeği paylaşıyoruz seninle
bu bir gerçek, hayal değil, rüya değil
şimdi ümitlerimiz halkaları bir zincirin
bir başka haz başlıyor biri bitti mi
bana askı sen tattırdın, sen öğrettin
oysaki sen aşk nedir bilmezdin
Ben seni sevmedim,
geceler boyunca düşünmeyi
hasret kalıp özlem çekmeyi
hüzünlü bir şarkı söylemeyi
...sevdim...
Ben seni sevmedim,
ayrılık acısı ile savrulmayı
rüzgarla deli tay gibi koşmayı
yağmur yağarken sokakta ıslanmayı
...sevdim...
Ben seni sevmedim,
yanarken yüreğimi hissetmeyi
gözyaşlarımla ateşi söndürmeyi
buram buram aşk ile tütmeyi
...sevdim...
Ben seni sevmedim,
boş kaldırımda çaresizliği
boynuma doladığım kimsesizliği
fırtına öncesi gözlerimde ki sessizliği
...sevdim...
Ben seni sevmedim,
yıktığın hayalleri yeşertmeyi
pes etmeden umuda yürümeyi
hayata inatla gülen içimde ki çocuğu sevmeyi
...sevdim...
Mutlu Ol
Mutlu Ol
Sımsıcak damlıyor yanaklarımdan ayrılık
Ayrılıktan da zor gelir insana bazı şeyler
Bıraktığın birçok hatıra sağda solda toplanmadım
Unuttuğun bir fotoğraf var bakmaya doyamadığım
Aşık olmak nedir diye bir merak vardı içimde
Toz duman bir ateş oldum aşkı buldum sen diye
Mutlu ol yeter ki!
Gittiğin yerde benden sonra gelen yıllar
Seni benden alsalar bile.
Mutlu ol yeter ki!
Gittiğin yerde benden bir parça aşk olsun
Katre olsun yeşil gözlerinde.
Söz Dinlemez Yüreğim
Mısralar düğümlenir,boğazımda
Çaresiz, Üzgün...
Buruk bir şarkısın sen, dudaklarımda.
Cama vuran, yağmurun her sesinde,
...yürüdüğüm yollarda,
Baktığım her mavide,
Büyülü düşlerimde...
İlle de sen! Yine de sen!...
Ağlar durur yüreğim;
Çaresiz, mahsun...
Ağlar durur; Çaresiz, üzgün...
Toprak , nasıl muhtaçsa yağmura.
Bende, sana öyle muhtacım yar!
Duy sesimi!...Duy!...
Vurgun yemiş yüreğim,
İflah olmaz zaten.
Tutturup durmuş, sen diye!...
Söz dinlemez... Taviz vermez...
İlle de sen!... Yine de sen!...Diye.
Adı Olmayan Sevdalara...
Seni söylemek şiir olsa
her dize kapanırdı ayaklarına,
Her kelime sabah olup
dans ederdi pencerende,
Ümitler yaşardı çok eskilerden
Mutluluk alkışlardı sessizliğin içinde
Sanki başka bir mevsimin sözcükleriyle
Dudaklarımdan gitmezdin şiir gibi...
Seni söylemek şarkı olsa
her köşeye sızardı soluksuz nağmelerin,
Yanağıma değerdi azat edilmiş hasretin
Delikanlıca sarılırdı sol yanıma
isimsiz sevişmelerin...
Senin dudaklarınla öperdim
hüzünleri alnından,
Tenindeki son dokunuşuma
ezberletirdim sevgimin ezgilerini...
Seni söylemek deniz olsa
yalnız gemilerinin limanı olurdum,
Işgal ederdim bütün kıyılarını
akşam kızılı bakışlarımla,
Hazan susuşlu yıldızları
kavuştururdum dalgalarına,
Islak saçlarımı örterdim üstüne
Öperdim usulca martı kanatlı umutlarını
Senin gözlerinde saklardım
kum tanelerinin mahremliğini,
Dalardım derinlerine
Sırlarını verirdim
Vurgun yemiş sevgilerin...
Ve seni sevmek ertelenmiş düşlerim olsa
Gecelere yürürdüm gözlerinle,
Hiç uyanmamak üzere
Uzanırdım mehtabın kollarına.
Dört Aşk Şarkısı
Dört Aşk Şarkısı
-I-
Senden ayrılıp sonra
Kavuşunca bu büyük güne
Gördüm, görmeye başlayınca
Herkesi neşe içinde.
Ve o akşam vaktinden beri
Bilirsin ya, hangisi
Dudaklarım daha bir güzel
Ve ayaklarım daha bir çevik şimdi.
Daha yeşil ağaçlar dallar ve çimen,
Duyumsayınca böyle
Ve su daha hoş serin
Üstüme dökününce.
-II-
Bana neşe verince sen
Düşünüyorum da bazen:
Şimdi ölebilirim diyorum işte
Ve hep mutlu kalırım böylece
Ta sonsuza dek.
Sen yaşlanınca sonra
Ve hatırlarsan beni
Görünürüm yine bugünkü gibi
Ve bir sevgilin olur senin de
Hala gencecik biri.
-III-
Yedi gülü var dalın
Altısını yel alır
Biri kalır geriye
O da bana adanır.
Yedi kez çağırırım seni
Altısında gelme kal
Ama yedincisinde söz ver
Tek bir sözcükle gel.
-IV-
Bir dal verdi sevdiğim
Üstünde sarı yapraklar.
Yıl desen,geçer gider
Sevdaysa yeni başlar.
BACIMA...
Kupkuru toprakta kuru tohumu
Bitiren bir ilahi güç var bacım
Cümle meyveyi vaktinden vaktine
Yetiren bir ilahi güç var bacım
Yer ile göğü hiç yoktan yaratan
Bunları rengârenk süsle donatan
Bütün canlılara rızık dağıtan
Rezzak olan ilahi güç var bacım
İnsanı imtihan için gönderen
Bütün mahlûkatı emrine veren
Bilmiyorsan söyledim işte, öğren
Her şeyi yaratan bir güç var bacım
Çeşit çeşit çiçekleri açtıran
Yağmur yağdırıp suyunu içtiren
Kanat verip kelebeği uçturan
Doğaya can veren bir güç var bacım
Aşk ile uçuyor gökteki kuşlar
Aşk ile inliyor dağdaki taşlar
Aşk ile akıyor gözdeki yaşlar
Aşkı kalbe veren bir güç var bacım
Sıkı sıkı sarıl O’nun dinine
Allah’ın Resul’ünün sünnetine
Girdiysen ol- Resul’ün ümmetine
Sana senden yakın bir güç var bacım
Doğruyu söylüyorum inan bana
Atmayasın sözlerimi yabana
Anladıysan sen, anlat başkasına
Her şeye yön veren bir güç var bacım
Elbet bu dünya bir gün son bulacak
Yaptığın her şey bir bir sorulacak
Müslüman’san hesap kolay olacak
Affetmeyi seven bir güç var bacım
CENK
BACIMA... Kupkuru toprakta kuru tohumu Bitiren bir ilahi güç var bacım Cümle meyveyi vaktinden vaktine Yetiren bir ilahi güç var bacım Yer ile göğü hiç yoktan yaratan Bunları rengârenk süsle donatan Bütün canlılara rızık dağıtan Rezzak olan ilahi güç var bacım İnsanı imtihan için gönderen Bütün mahlûkatı emrine veren Bilmiyorsan söyledim işte, öğren Her şeyi yaratan bir güç var bacım Çeşit çeşit çiçekleri açtıran Yağmur yağdırıp suyunu içtiren Kanat verip kelebeği uçturan Doğaya can veren bir güç var bacım Aşk ile uçuyor gökteki kuşlar Aşk ile inliyor dağdaki taşlar Aşk ile akıyor gözdeki yaşlar Aşkı kalbe veren bir güç var bacım Sıkı sıkı sarıl O’nun dinine Allah’ın Resul’ünün sünnetine Girdiysen ol- Resul’ün ümmetine Sana senden yakın bir güç var bacım Doğruyu söylüyorum inan bana Atmayasın sözlerimi yabana Anladıysan sen, anlat başkasına Her şeye yön veren bir güç var bacım Elbet bu dünya bir gün son bulacak Yaptığın her şey bir bir sorulacak Müslüman’san hesap kolay olacak Affetmeyi seven bir güç var bacım
CENK
ÇOK SEVİYORUM
Bugün de sensizim içim acıyor
Yokluğunda inan uykum kaçıyor
Gözlerdeki hüzün ateş saçıyor
…… Sadece seninle ben gülüyorum
…… Sana nasıl desem çok seviyorum
Sanma yokluğunda yüzüm gülüyor
Hayalin her gece uykum bölüyor
Uyanınca yoksan yürek ölüyor
…… Sadece seninle ben gülüyorum
…… Sana nasıl desem çok seviyorum
Senden ayrı kalmak canı yakıyor
Yürek dinlemiyor sana akıyor
Sanma başkasına dönüp bakıyor
…… Sadece seninle ben gülüyorum
…… Sana nasıl desem çok seviyorum
Arada bir ara tesellim olsun
Yüreğim seninle mutluluk dolsun
Kavuşmak hayalse bedenim solsun
…… Sadece seninle ben gülüyorum
…… Sana nasıl desem çok seviyorum
Yokluğunda ki Sen
Yine yalnız değilim her zamanki gibi
Bu Uzakdoğu gecesinde yokluğunlayım
Aramızda yirmibeşbin kilometre
Sen kıştasın ben yazdayım
Sen bir yarısında dünyanın
Ben öte yarısındayım
Yine de bırakmıyor ellerimi yokluğun
Daha da bir gönlümcesin
Varlığından bin kat güzel
O yalımsal çıplaklığın yalaz yalaz
Ve en gizlerden konuşurken ellerin
İçimden gelmiyor mektup yazmak demeden
Sevişiyoruz yirmibeşbin kilometreden
Gitme Ruhum
Gitme ruhum...
Sen yokken hicran düşer bu şehre
Gitme sevgim..
Sen yokken tutsak düşerim bir isyan gecesine
Ölürüm..
Sen yokken..
Ket vurur şehir ışıkları söz vermiş bir aşka..
Bilmem,bilemem..
Ferin aydınlatır mi içimi bir daha..
Kaybolursun puslu rüyaların ardında
Gurura yokuş sevdalarda...
EĞER BİR GÜN
Eğer Birgün
Eğer birgün ağlamaklı olursan,
Beni ara.
Seni güldüreceğime söz veremem,
Fakat seninle birlikte ağlayabilirim.
Eğer birgün uzaklara kaçmak istersen,
Beni aramaktan korkma.
Seni durduracağıma söz veremem,
Fakat seninle birlikte kaçabilirim.
Eğer birgün kimseyle konuşmak
istemezsen;
Beni ara…
Sessiz olacaðğıma söz veririm.
Fakat…
Eğer birgün ararsan ve cevap
bulamazsan ...
Hemen beni görmeye gel ...
Bil ki sana ihtiyacım vardır.....
Seni Görüyorum Düşlerimde...
Seni görüyorum düşlerimde
Yanımdasın;
Ellerini tutuyorum sımsıkı
Gözlerine bakıyorum sıcacık
İçim ısınıyor senin yanında
Sanki kuşlar bizim için şarkı söylüyor
Dans ediyorlar etrafımızda
Başımı omuzuna dayıyorum;
Sarhoş olmuş gibiyim
Başım dönüyor
Bulutların üzerinden izliyorum dünyayı
Seninle dünya o kadar güzel görünüyor ki gözüme
İnanamıyorum...
Hiç uyanmak istemiyorum
Bu büyünün bozulmasından korkuyorum belki
Masmavi bir deniz uzanıyor önümüzde
Yanımda sen varsın düşlerimde
Soğuk, boş ve karanlık bir odada uyanıyorum sonra
Bakıyorum ama yoksun
Kalbim kanıyor
Canım çok yanıyor
Hasretin altın saplı hançer olmuş
Saplanmış yüreğime
ölüyorum....
Başım dönüyor aşkım
Gözlerim kararıyor
Zaten sensiz karanlık değil miydi?
Nefes alamıyorum aşkım
Sensiz hiç nefes almadım ki
Hasretin öldürüyor beni
Çok canım yanıyor bir tanem
Kalbimi söküp atmak istiyorum
Bu acı dinsin diye
Onda da sen varsın yapamıyorum
Ruhumda, bedenimde,yürüdüğüm yolda,
Gördüğüm her şeyde
Duyduğum her sözde sen varsın
Düşüyorum bir tanem
Artık sensizliğe dayanamıyorum
Avutmuyor hayalin
Sıcaklığın olmayınca
Üşüyorum,ölüyorum...
ÇÜNKÜ SEN YOKSUN
Çünkü Sen Yoksun
Gül solarsa bilki bende solarım
gül eğerse boynunu bilki bende eğilirim
gül hayata küsmüşse bilki bende küserim
çünkü sen yoksun
hayatımı sana adadım
sen benim yaşama kaynağımdın
senle yaşar senle ölürdüm
sen olmadığın için
yaşamak neye yarar
seninle yaşatırdım gül bahçemi
seninle sulardım güllerimi
güller sen varken yaşardı
ama şimdi yoksun
neye yarar ki sen olmayınca yaşamak
güller ölüyor,çünkü su veren yok
güller ölüyor,çünkü onları seven yok
güller ölüyor,çünkü sen yoksun
Hayat senle başlar senle biter
VAZGEÇİLMEZİM
Bir Aşk Şarkısı Yazmak İsterdim Senin İçin
Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
Unutulmasın ebediyete kadar
Sensiz geçen anılarım gibi hazin
Ve aşkımızla yüklü olsun mısralar.
Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
Sığdırsın içine bütün güzellikleri
Semanın maviliğini ve sonsuzluğunu sevgimizin
Ve bitsin Seni Seviyorumla cümleleri.
Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
Yalnız söleyebilelim sen ve ben
O şarkıdır ki ılık bakışlarında gözlerini
Gölgeler halinde dile gelir.
Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
BİZ BERABER ÖLECEĞİZ
Biz Beraber Öleceğiz.
Sen Bilsen De ,Bilmesen De
Göz Bebeklerimde Kalacaksın
Bir De Kalbimde.
İster İstemez Götüreceğim Seni.
Bozuk Yollara Aldırmadan.
Zaman Çabuk Geçer Bilirsin
Gel Şimdiden Tut Ellerimi.
Hiç Pişman Olmayacaksın İnan.
Gönlüm Serilecek Ayaklarına.
Taşları Bile Hissetmeyeceksin.
Hadi Gel,Durma Aşk Seni Çağırıyor
Beni Kul Etmiş Senin Yoluna
Yüreğimin Acısını Vereceğim Ellerine
Bir Can Borcum Vardı Yaratana.
Bilse Almazdı, Çift Gideceğim Yanına
Saklayacağım Seni Hep Göğsümde
Artık Faydası Yok Direnmenin
Nasılsa Geleceksin Bırak
Biz Beraber Öleceğiz.
Bunu Sen De İsteyeceksin
Sensizlik...
SENSİZLİK
Yapraklar sallanır rüzgâr vurunca
Yüreğim acıyor uzak durunca
Özlemim geçiyor hayal kurunca
…….Seni görmeyince yürek ağlıyor
…….Hasretin bedeni her gün dağlıyor
Karanlık olunca yıldızlar kayar
Gözler uyku için resmini sayar
Kalbimdeki sevgin yirmi dört ayar
…….Seni görmeyince yürek ağlıyor
…….Hasretin bedeni her gün dağlıyor
Gökkuşağı bile mutlu etmiyor
Sahte gülümsemem cana yetmiyor
Hayalin gözümden bir an gitmiyor
…….Seni görmeyince yürek ağlıyor
…….Hasretin bedeni her gün dağlıyor
Avucumda Sevda Var
Avucumda Sevda Var
Rüzgar dudaklarıma
iki damla yağmur vurdu.
Bir çocuk aşkı ki,
koca insanlar böyle sevmemiştir.
Akşamüstü Arnavutköy'deydim.
''Sevda'' diyorum,
''Sevda'' dedin mi gizli olacak
ve çulsuz olacaksın ki
değerini bileceksin,
hissedeceksin.
O zaman acısına da saygın olur.
İki damla yağmur,
ardını bilmediğim karanlıktan
dudaklarıma
rüzgarın hediyesi.
Cebimde yumruk elim.
Yanıyor avucumda,
yanıyor verdiğin mektup.
Bütün bulutları seviyorum.
Bütün insanları seviyorum.
Hangimiz Sevmedik
Hangimiz Sevmedik
Hangimiz düşmedik bu kara sevdaya
Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi
Hangimiz bir kuytu köşe başında
Bir vefasız için yol gözlemedi
Herkesten bir anı saklar bu yollar
Herkesin acısı, sevgisi kadar
Güzelmiş, çirkinmiş ne farkeder ki
Deli gibi sevmek ruhumuzda var
Aşığın gözü kör, kulağı sağır
Doğruyu, yanlışı ondan görmedi
Yakıldı, yıkıldı yine de sevdi
Ah o vafasızlar kıymet bilmedi
Hoş Geldin
Hoş Geldin
Şaşırmış mevsimler
Yaz ortasında kar yangınları,
kış ortasında güneşli meltem.
Ak bir yıldız kaydı dolunayda,
Yakamozunda mavi balık sıçradı,
bir kelebek kondu avucuma,
doğa şakalaştı sanki.
Yıldırım düştü yüreğime,
Felaket...
Başıma gelen en güzel felaket.
Gece doğan güneş,
gökyüzünde gözlerin,
yıldızlar içindeki pırıltılar,
Bebeğim, gece gözlüm.
Hoş geldin dünyama.
Sen Yoksun Ya
Sen Yoksun Ya
Yoksun ya güneş doğmuyor
Her şarkıda hüzün var
Şiirler bile dost değil
Her mısrada yüzün var
Yastığımda hala kokun var
Her tarafta yüzün var
Sen yoksun ya sanki yarım kalmışım
Sen yoksun ya çıldırmış bunalmışım
Sen yoksun ya hep bu şarkıyı çalmışım
Sen neredesin...? ? ?
Ne hayallerimiz vardı
Yar beni anlayacaktı
Kar düştü umutlara
Böyle mi olacaktı
Korkuyorum yarınımdan
Böyle mi olacaktı
Sen yoksun ya şimdi bomboş sokaklar
Sen yoksun ya gözyaşım pişmanlık saklar
Sen yoksun ya umurumda mı yasaklar
Sen neredesin...? ? ?
Yoksun...
Yoksun...
Beni anlamıyorsun...
Yoksun...
Yoksun...
Niye gelmiyorsun...? ? ? ?
Beklenen Sevgili
Beklenen sevgili vardır ya hani
yıllarca yolu gözlenen
bir ümitle hayata bağlayan, yaşama kaynağı
isimsiz sevgili
nice şiirler yazılır isimsiz sevgiliye
nice övgüler...
Bilinir ki; O geldiğinde
gecenin zifiri karanlığı bile olsa
güneş doğacak,
güller goncayla dolacak.
Her an hazırlıklıyızdır
beklenen O sevgiliye
bir gün gelecek ya
habersiz gelecek ya
elimiz boş olmamalı yüreğimiz gibi der
hazırlıklı oluruz her an
ve bir gün geliverir en umulmadık anda
işte karşımızdadır
gözleri gözlerinize mühürlenmişçesine
Siz hazırsınızdır
yıllarca beklemişinizdir
gelsin yüreğime girsin diye
tüm şiirlerinizde onu anlatmışınızdır hiç bilmeden
ve işte O diyebilmişsinizdir bu yüzden
ama ya O,
O hazır mıdır bu sevdayı yüklenmeye,
sizinle aynı yolda yürümeye,
yeni bir güne kollarınızda merhaba demeye
gelmiştir de,
yolunu şaşırmış bir yaban ördeği gibi
şaşkın ve çaresizdir
belki de bir kırlangıç olmayı ister sizi tanıdığında
keşke der
keşke....
Altı aylık ömrüm olsaydı da
bunu senle yaşasaydım
öncesi ve sonrası olmasaydı
ama...
söyleyemez ki size
O,bir yaban ördeğidir yolunu şaşırmış
iyi ki de şaşırmış
ama...
Sürüye geri dönmelidir
hiç istemese de
öncesi bırakmaz ki peşini
boş ver dese kalsa sizinle
siz sevdanızı bulduğunuza sevinir
O, geç bulduğuna yanar
İmkânsız aşk derlerse de bunun adına
kaderdir aslında
ve isyan etmediğiniz onca yıl
sabırla beklenenin imkansızlığı
sizi de kahreder, O’nu da
ve bir şarkı takılır dilinize
bir bahar akşamı rastladım size
ve derinn bir ahh çekersiniz
Seni Düşünüyorum
Seni Düşünüyorum
Dün yalnızca seni düşündüm;
Bır umut adasında aradım seni
Tek başımaydım ve ada sonsuzdu bana
Gözyaşlarımla besledim düşlerimi
Hediyem vardı ellerimde sana
Bugün yalnızca seni düşünüyorum
Gözlerini yüreğimde ağırlıyorum
Nefesini tenimde hissediyorum
Bir senle hülyalara dalıyoruym
Şimdi sana kalbimi verıyorum
Son nefesimi verirken
İnan sadece senim DÜŞÜNÜYORUM..
Belki Gelmem Gelemem
Sen istinyede bekle ben burdayım
İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
Çünkü ben buradayım karanlıktayım
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
Şarabım bütün ekşi suyum soğuk
Yanımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin
Yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç
Karanlık adamlar hüvviyetini sordu mu
Ben senin olmadığını arıyorum
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor sana ait ne varsa
Hiçbiri benim değil
Belki ölmek hakkımı kullanıyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Attila İlhan
Adımla Nasıl Berabersem
hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün
hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman
adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmıyan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda
hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın
Attila İlhan
Bence Malumdur...
Dikenin kalbime battığı bir sonbahar günüdür
sen elini bulutların içinde gezdirirsin
bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler
içini kurtlar kemirir
bence malumdur
buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün
senin ateşler içinde olduğun
bence malumdur
ellerin muhakkak çocuk elleridir
hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün
onlar neden daima okul türküleridir
Süleymancıktan bahseder
kara toprakta acık yeşil bir yıldız gibi akıp giden
Süleymancıktan
ve karınca yuvalarından bahseder
ışıksız kömürsüz karınca yuvalarından
gökyüzünde kızıl bir hilalin kaydığını görürsün
sen ansızın gökyüzünde görünürsün
gözlerinin rengi
bence malumdur
elinde değildir akşam serinliğinde üşürsün
Eylül’den itibaren geceler hazindir uzundur
sokaklar yorulur uykuya varıp gelirler
sokakların üstüne bulutlar gelirler
bulutların üstüne yıldızların gözleri gelir
bir yıldız bir yıldızın ardınca gider
yıldızların kayboldukları yer
bence malumdur
karanlıkta bir şeyler kopar dağılır
uzaktan yabancı sesler duyulur
sen elini bulutların içinde gezdirirsin
elin hayallerimi dağıtır
bilirsin
sen elini bulutların içinde gezdirirsin
& SENİ SEVDİM &
Seni Sevdim
Gözlerinde başladı herşey Sen baktığında sevmeye başladım Önce seni Sonra seni deli gibi seven beni sevdim Oysa sevmezdim senden önce kendimi Artık seviyorum çünkü seni sevdim
Gülüşünle devam etti herşey Gülmeni sevdim birde beni güldürmeni Önceleri gülmezdim ben sevdiğim Artık gülüyorum çünkü seni sevdim
Nefesinle devam etti herşey Oysa mecburiyettendi nefes almam Nefes almayı sevdim seninle Çünkü seni sevdim
Yaşamaya devam etmekti herşey Sen uzaktaydın ama benimdin Ben uzaktaydım ama senin Artık Yaşamalıydık bir şekilde Kavuşmaktı tek ümidimiz Yaşamayı sevdim çünkü seni sevdim
& SEN YOKSUN &..
Şimdi sen yoksun…
Gözlerim arıyor gözlerini
Yüreğim boşlukta asılı kalmış
Sensizliğin acısı kırbaç olmuş
Vuruyor acımadan senli duygularıma
Öyle alışmışım ki…
Yüreğime dokunuşlarına
Öksüz kaldı
Sensiz hayallerim
Hani…
Sarılırdın ya!
Bana ağladığımda
Şimdi yalnızlık sarıyor bedenimi
Yarınlarımda…
Korkularım cirit atıyor
Arada kokunu getiriyor
Kuzey Rüzgârları…
İçim titriyor
Sensizlik canımı acıtıyor
Senden habersiz…
İşte o an!
Beynim itiraf ediyor
Özlediğini…
Siluetini görüyorum
Kalbimin karanlık odalarında
Sarmak sarılmak istiyorum
Çılgınca…
Yetişebilsem bırakmayacağım
Ama ne mümkün
Bir görünüp kayboluyorsun
Ağlıyorum…
Teselli ediyor kulağımda kalan sesin
Susuyorum
Anlıyorum ki…
Seni çok seviyorum
Ve…
Seni çok özlüyorum
Canın Özü Sensin
Kahve gözlerinde boğulmaktayken Kurtardı biran da o bakışların Oysa tam kendimi soyutlamışken Hayata bağladı sarılışların
Bir çığlık yükseldi çok derinlerden Duyulmadı bir türlü haykırışlarım Esen rüzgârın serinliğinde Yolunu da buldu kayboluşlarım
Sen uzaklardan gelen sevgili Yaralı kalbimin sahibi oldun Birazcık sevimli çokta ilgili Mutluluk olarak yüreğe doldun
Özlemiş duygular anlaşılmayı Senin sayende yine kendini buldu Közlenmiş acılar sarmışken beni Sevginle yüreğim ayakta durdu
Ağlamaktan yosun tutmuş yüreği Sana kısmet oldu inan güldürmek Sevdan ile boş yüreğim şenlendi Bana düştü duyguları bildirmek
Sen varsın yanımda inan mutluyum Yarınları düşünmek acı vermiyor Gelecek günlerden çok umutluyum Yüreğim hüzünleri kalbe sermiyor
Bir Çift Yürek
Ne zaman
Ellerin ellerime değse
Gözlerin baksa gözlerime
Aşkından utanır
Bakışlarımı kaçırırdım.
Mavisi çalınmış martı
Yere mahkum kartal gibi
Ölüm misali zorlandım
Alışmakta aşkına.
İlk sevdiğim sen değildin
Aşka mahkum serseriyim
Ne aşkı bilmezlere
Ne vefasızlara sevdalandım.
Geceyi ıslatan gözler
Deli gönül hep benimdi
Sevmek yabancı değildi bana
Sevilmenin meyvesini
Tatmaya sunan senin ellerindi
Kuralı koymuş yaradan
Bir çift kanat çırpmalı
Gökyüzünde uçmaya
Bir çift ayak adım atmalı
Menzile varmaya
Ve bir çift yürek çarpmalı
Ölümüne sevdaya...
Çocuksu Sevdiğim...
Sen benim yüreğimin çocuk kalan yanısın
Damarım kesilse de hiç akmayan kanısın
Benim çocuk yüreğim hiç senden vazgeçer mi?
Tüm dünya sevdiğimi böyle bilsin tanısın
Unutursun diyorlar inan ki ben şaşarım
Sana kavuşmak varsa engelleri aşarım
Benim çocuk yüreğim hiç senden vazgeçer mi?
Özlemlerin çığ olur hayalinle yaşarım
Gözlerim seni arar gece gündüz her yerde
Senin tenin devaymış geçmeyecek her derde
Benim çocuk yüreğim hiç senden vazgeçer mi?
Rüyalara sorarım benim gül yüzlüm nerde
Bitecek bütün özlem biliyorum sevdiğim
Küçük bir dileğim var gerçekten istediğim
Benim çocuk yüreğim hiç senden vazgeçer mi?
Bir an önce gel bana budur hep dilediğim
DÜŞÜM
DÜŞÜM...
Sevmeyi de öğrendim
acı çekmeyi de
Azalan umutlarım oldu bir zaman
Çaresizlik ve yokluklarla süsledim hayatı
tektim
Kocaman bir hücre
beyaz ve tek pencereli
olmayan gardiyan gürültüleri
Aynı suçtan yatan yoldaşlarımın
sessizliği...
Sonra umut buldum
kahverengi gözlerinde
öğrenmiştim ya sevmeyi
sana da öğreteyim istedim
hemde sensiz yaşayacak kadar çok
o kadar çok sevdim ki
sensizlik kaderim oldu
sustum...
Usulca hücreme döndüm
kapattım perdesini pencerenin
Işığı görmeden seni düşledim
Geri geldin...
Kimi Sevsem Sensin
her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor
kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum
İÇİMDEN GELENLER
Yine bir akşam üstü oturmuş düşünüyorum.Vakit dar ve çıkmaz